Tuğba Coşgun kimdir diye sorarsanız; hayalleri için her şeyden vazgeçme cesaretini göstermiş modern bir köleydi diyebiliriz. Bize öğretilen tüm gerekçeleri yerine getirdim: anaokulu ile başlayan eğitim serüvenim yüksek lisans tezimin yarısında terk etmekle tamamlanmış oldu. Okula ilk başladığımda sigorta girişi yaptırmış olsaydım 23 yıl bilfiil okula giderek emekli bile olurdum 🙂

Ardından İstanbul sevdam yüzünden bir iş bulup İstanbul’a taşındım. Arada geçen olaylar sıkıcı bir hayat hikayesinden ibaret olabilir. Çünkü en sonunda kendime dışarıdan baktığımda Üsküdar semtinde tek başına yaşayan, çok tatlı bir evi olan, global bir firmadaki işine yürüyerek 5 dakikada gidecek kadar imkansızı zorlayan, hiçbir zaman yetmeyen yılda sadece 2 hafta tatilini yapmak için tüm yıl ofiste çalışan ve bütün o streslerden yurtdışı seyahat planları yaparak sıyrılan biriydim. Kendimi motive etmek için ne parayı seçtim kendime, ne de alacağım yeni eşyaları.. Sadece İtalya’da içeceğim kahve, İsviçre’de yiyeceğim çikolata, Avusturya’da gideceğim tarihi yerler, tırmanacağım Alp dağları, yeni manzaralar, yeni tatlar, yeni kültürlerdi benim motive kaynağım.. Hal böyle olunca da her fırsatta kendime en uygun tatil planları yapmaya başladım. Yetmedi, yetemedi, yetemiyordu..

Evet bir kadın olarak tek başıma bir yola çıktım ve bu kararımdan dolayı kendimle gurur duyuyorum. Herkesin hayallerinin peşinden gitmesi için sadece ufak bir adım atmaya ihtiyacı var. O ilk adımı attıktan sonra yolda öğrendiğim şeyleri gördükçe bu kararımın en kadar da önemli olduğunu yeniden anlıyorum. Yaşadığım her günün ve her anın anlamının ne demek olduğunu da yolda öğrendim. Ne de olsa ‘Bir Tuğba Coşgun kolay yetişmiyor..’ 🙂
Yorum bırakın