Yol Günlüklerim

Lombok Adası Gezi Notlarım

Tüm dünyayı saran korona virüsü döneminde, Tayland’dan kaçarcasına geldiğim, daha önce sadece dünya haritasında bu bölgeyi açıp, özellikle Bali’ye bir gün gideceğimin hayalini kurduğum ve hiçbir bilgimin olmadığı Endonezya’nın Lombok adasında tam 8 ayımı geride bıraktım. Bu zaman diliminde neler yaşadım? Adada benim gibi mahsur kalan dünyanın her yerinden yeni insanlarla tanıştım, yerel insanları ve kültürlerini tanıdım, beğendiğim yemeklerini pişirmeyi öğrendim, hatta yetmezmiş gibi Asya’dan da bir çok farklı lezzet tattım, fırsat buldukça gezdim, okyanusu, sahilleri, dağları, şelaleleri keşfettim, adanın hiç turist girmeyen en ücra köylerine dahi gittim.. Bu yazımda sizlerle tecrübelerimi ve gözlemlerimi paylaşacağım.

Lombok Adası, dünyaca ünlü olan Bali Adası’nın hemen batısında kalan, adı çok duyulmamış ve yeni yeni turizme açılan birbirinden muhteşem sahillere sahip tropikal bir adadır. Nüfusu 3,353 milyon (2014 verilerine göre) ve yüz ölçümü 4.725 km²’ dir. Ada kendi içinde North Lombok (Tanjung), West Lombok (Gerung), East Lombok ve Central Lombok olarak dört bölüme ayrılmıştır. Başkenti ve aradığınız her şeyi bulabileceğiniz (!) en kalabalık yerleşim merkezi Mataram şehridir. Öyle ki korona virüsü döneminde dahi eğer hasta olsanız gidebileceğiniz tek hastane Mataram’da idi.. Ve eğer bir şeye ihtiyacım olursa baktığım tüm marketlerden aldığım tek cevap ‘No Have!’, peki nerede bulabilirim?, ‘Mataram’ 🙂 Şehre aradığınızı bulmak için girdiğinizde de o kalabalıktan aranılanı bulup çıkması imkansız! Öylesine büyülü bir şehir, karadelik gibi..

Adanın en yüksek noktası ise 3.726 metre yükseklikteki Endonezya’nın en yüksek ikinci aktif yanardağı olan Rinjani Volkanik dağıdır. Buraya tırmanmak isteyenler için sabahın çok erken saatlerinde, yani gecenin zifiri karanlığında başlayan ve rehber eşliğinde küçük gruplar halinde turlar düzenleniyor. Fakat yanardağa tırmanmak normal dağların aksine oldukça zorlu ve zaman zaman zirvede ölümle sonuçlanan kazalara dahi yol açabilecek derecede tehlikeli. Attığınız her adımın, yanardağın kaygan zeminli toprağından dolayı yarım adım geri gitmesi, zirveye tırmanana kadar bir hayli efor sarfetmenizi gerektiriyor. Açıkcası henüz zirveye tırmanmak benim ilgimi çekmedi. Fakat Rinjani yanardağının etrafını turlayıp, 1600 m rakımda o büyülü efsanevi aktif volkanik dağın atmosferine ve muhteşem enerjisine şahit oldum..

Lombok adasının kendisi ada olmasına rağmen etrafında 33 tane adacık bulunmaktadır. Bunlardan kuzeybatıda olanları ziyaret etme ve su altında scuba diving yapma fırsatım oldu. Muhteşem bir doğası, tertemiz su altı dünyası ve sıcacık ada hayatı ile turistlerin gözdesi diyebilirim. Gili Trawangan çılgın bir parti adası olarak anılıyor. Gili Meno ve Gili Air ise ailecek gidebileceğiniz, huzurlu bir tatil yapıp, minik yerleşimin sessiz sahillerinin keyfini çıkarabileceğiniz adacıklar olarak yer edinmiş. Ben ise yeryüzünden ziyade, okyanusu ve su altını keşfettikçe hayran kaldım diyebilirim.

Bunların yanı sıra Bali adası ile Lombok adası arasında çok önemli bir ticaret yolu olan Lombok Boğazı bulunmaktadır. Coğrafi konumundan dolayı Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanusu arasında çok önemli bir geçiş noktasındadır. Lombok adası snorkel ve dalış yapabileceğiniz muhteşem sahilleri, güneyinde ise açık okyanusun getirdiği dalgalarla muhteşem sörf sahillerine sahip olması ile önümüzdeki yıllarda adını gerkeçten dünyaya duyurmayı planlıyor.

Şimdi gelelim asıl konuya; internetten arattığınızda hiçbir şekilde karşınıza çıkmayacak olan bilgilere 🙂 Mesela burada yaşayan insanların basit hayatlarına.. Yıkadığım bulaşığın üstünde kesinlikle hiçbir şekilde klor ve diğer kimyasallardan kaynaklanan su damlası gibi izlerin olmamasına.. Toprağa düşen her bir taneciğin, hiçbir bahane üretmeksizin delicesine hızlı bir şekilde büyümesine.. Verimli topraklarına rağmen, yerel halkın meyve ve sebze tüketmemek konusundaki anlamsız beslenme şekillerine.. Adanın Lombok adını aldığı acı çil biberi tüketimine ve hatta ihracat yapılmasına.. Pirinç ve mısır üretiminin çok büyük bir yer kaplamasına.. Herkesin koşulsuz şartsız hep güler yüzlü ve mutlu olmasına.. Balıkçılaın çok küçük yaşta okyanusta pişerek yetişmesine ve karınlarını okyanustan çıkan her şey ile doyurmalarına.. Müslümanlığı kulaktan dolma bilgilerle yaşarlerken, çok komik manzaralara sebep olmalarına.. Yediden yetmişe adada yaşayan herkesin bir scooter veya motorbisiklet kullanıyor olmasına.. Araba satın almanın en önemli kuralının, tamir ettirme masraflarının çok pahalı olmasından dolayı kullanırken 20, bilemedin 40 km/h hızını aşmamalarına.. Çok tembel ve vurdumduymaz bir halkın olmasına.. Bütün bunlara rağmen beni kendine hayran bırakan doğasına, şelalelerine, dağına, sahillerine ve tropikal iklime sahip olan havasına..

Bütün bunların hepsi, benim hayatımın son 8 ayını geçirdiğim bu muhteşem adada bir araya toplanmış durumda. Ve ben iyi ki hiç bilmediğim bu coğrafyaya, dünyanın öbür ucundaki güney yarım küredeki, ekvatora yakın olan bu adaya geldim. Gece ile gündüzün daima eşit olduğu bu adada, yaşadığım tek hayal kırıklığı günbatımlarının hep aynı saatte oluyor olması… Onun dışında bu cennetten bir köşe olan adanın başka eksik yönlerinin olduğunu düşünmüyorum. Lombok adası maceralarıma böylece hızlı bir adım atmış oldum..

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın